Taşınmaz satışında gündeme gelen gayrimenkul iktisap bedelinin belirlenmesinde temel ölçüt, mülkün edinilmesi sürecinde üstlenilen toplam maliyet yüküdür.
Uygulamada başlangıç noktası olarak tapu senedinde beyan edilen satış tutarı kabul edilse de süreç sadece bu rakamla sınırlı kalmaz. Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 81.
maddesi doğrultusunda, mevzuatın öngördüğü kriterleri karşılayan çeşitli harcamalar da ana bedele ilave edilebilmektedir. Bu yöntem, taşınmazın hakiki maliyetini netleştirerek ileride doğabilecek değer artışı kazancı vergisinin hakkaniyetli ve doğru bir biçimde hesaplanmasına olanak tanır.
Maliyete eklenecek harcama kalemlerinin; gayrimenkulün edinimiyle doğrudan ilintili bulunması, resmi belgelerle kanıtlanabilmesi ve vergi mevzuatına göre maliyet unsuru niteliği taşıması zorunludur.
Bu çerçevede alım aşamasında ödenen tapu harçları, ekspertiz bedelleri, noter ücretleri ile binanın değerini kalıcı şekilde yükselten kapsamlı tadilat veya yapısal güçlendirme gibi esaslı harcamalar yasal sınırlar içinde iktisap bedeline dahil edilebilir.
Ancak mülkün rutin kullanımından kaynaklanan periyodik bakım, boya, temizlik ve benzeri olağan giderler maliyeti artıran unsurlar arasında sayılmaz. Hesaplama sürecinde kritik bir diğer basamak da Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yoluyla yapılan endeksleme işlemidir.
İlgili kanunda belirtilen koşulların gerçekleşmesi durumunda, mülkün ilk alış maliyeti elden çıkarıldığı döneme kadarki Yİ-ÜFE artışı oranında güncellenebilir.
Söz konusu endeksleme adımı, yüksek enflasyonun meydana getirdiği fiktif kazancı eleyerek vergilendirilecek net tutarın gerçeğe uygun şekilde saptanmasını amaçlar. .