Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 22 Ekim’de politika faizini 100 baz puanlık indirimle yüzde 37’den yüzde 36’ya çekmesi, gayrimenkul sektöründe finansman koşullarına ilişkin beklentileri gündeme taşıdı.
Kararı değerlendiren Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, indirimin sektör açısından olumlu bir adım olduğunu, ancak konut piyasasındaki asıl yansımanın kredi faizlerinin gerilemesiyle görüleceğini ifade etti.
Yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişimdeki güçlüklerin uzun süredir konut alım kararlarını etkilediğini belirten Taş, ihtiyacın sürdüğünü ancak pek çok alıcının uygun koşulları beklediğini dile getirdi.
Taş, kredi maliyetlerinin düşmesiyle hem ev sahibi olmak isteyenlerin hem de yatırımcıların piyasaya ilgisinin yeniden artmasını beklediklerini kaydetti. TÜİK’in açıkladığı ekim ayı verilerini de değerlendiren Taş, tüketici fiyatlarındaki aylık yüzde 2,58’lik artışın beklentilerin üzerinde gerçekleştiğine dikkat çekti.
Yıllık enflasyonun ise yüzde 29,77 seviyesine indiğini hatırlattı. Geçen yılın aynı döneminde yıllık enflasyonun yüzde 32,87 olduğunu belirten Taş, değerlendirmelerin yalnızca bir aylık veriye dayandırılmaması gerektiğini söyledi.
Enflasyonun genel yönünün izlenmesinin önemini vurgulayan Taş, Merkez Bankası’nın ihtiyatlı tutumunu sürdürerek faiz indirimlerine kademeli biçimde devam etmesini beklediklerini ifade etti.
Bu sürecin konut kredisi maliyetlerine yansımasının sektör açısından önem taşıdığını ekledi. Faizlerdeki gerilemenin yatırım tercihlerini etkileyebileceğini belirten Taş, yüksek faiz döneminde mevduata ve diğer finansal araçlara yönelen birikimlerin yeniden gayrimenkule ilgi gösterebileceğini söyledi.
Bununla birlikte, olası talep artışının tüm projelere aynı ölçüde yansımayacağını dile getiren Taş, alıcıların daha seçici hareket ettiğine işaret etti. Konum ve proje özelliklerinin yanı sıra satış fiyatı ile ödeme planının da karar sürecinde öne çıktığını belirten Taş, doğru lokasyonda geliştirilen, uygun fiyatla sunulan ve alıcının bütçesini gözeten projelerin avantaj sağlayacağını ifade etti.
Konut piyasasındaki temel meselenin talep eksikliğinden çok erişilebilirlik olduğunu vurgulayan Taş, Luxera GYO’nun Sultanbeyli Belediyesi iştiraki Sulkon ile geliştirdiği Sulkent projesini örnek gösterdi.
“Konut talebi yok değil, alıcının bütçesine uygun konut bulmak zorlaştı” diyen Taş, projede sunulan 2 milyon 750 bin TL peşinat ve 36 ay taksit imkânının ilgi gördüğünü belirtti.
Sulkent’te satışların yüzde 40’ının tamamlandığını açıklayan Taş, bu sonucun alıcıların piyasadan uzaklaşmadığını, bütçelerine uygun seçenekleri beklediğini gösterdiğini söyledi.
Taş, faizlerdeki düşüşün sürmesi halinde konuta yönelik ilginin de güçlenmesini beklediklerini dile getirdi. 445 BAĞIMSIZ BÖLÜM Kamu ve özel sektör iş birliğiyle hayata geçirilen Sulkent, Sultanbeyli’de 15 bin 17 metrekarelik arsa üzerinde yükseliyor.
Yedi blokta toplam 445 bağımsız bölümün yer aldığı projede 2+1 ve 3+1 daire seçenekleri sunuluyor. Proje bünyesinde ayrıca 13 ticari ünite bulunuyor. Toplam 7 bin 753 metrekare sosyal donatı alanına sahip Sulkent’te çocuk oyun alanları, basketbol sahası, tenis kortu ve oturma alanlarının yanı sıra kadın ve erkekler için ayrı hamam, sauna ve fitness alanları yer alıyor.
Sultanbeyli’nin merkezindeki proje; Sultanbeyli Devlet Hastanesi, M5 Üsküdar–Sultanbeyli Metro Hattı, TEM ve Kuzey Marmara Otoyolu bağlantıları ile Sancaktepe Şehir Hastanesi’ne yakın konumda bulunuyor.
Güncel deprem yönetmeliklerine uygun olarak inşa edilen Sulkent, sosyal donatıları kontrollü site yaşamıyla bir araya getiriyor.